28 Mart 2013 Perşembe

Nurişimiz Başımızın Tacı


Kavuk: Tavuk
Kipe: Pike
Mumkaparun: Unkapanı
Arif / Bahri: Rafi (Torunu)
Zümeyyen: Müzeyyen (Komşusu)
Karak: Tarak
Niyal: Nihal (Annem)
Burju: Burcu (Ben)
Ufu: Puf (Kedimiz)
Deya: Deha (Torununun oğlu)
Kedeyif: (Kadayıf)

Nurişimizin 85. yaşını kutladık ailece. Bu yaşa geldi ama hala çok akıllı çok bakımlı.
Bembeyaz  pamuk gibi saçlarını kestikleri, ama yemyeşil gözlerindeki  parıltıyı hala görebildiğim 85 yaşındaki
çocuk artık o. Torun olma sırası onda. O hala kalkıp yaprak sarmak istiyor, yürümek için delicesine çaba sarf ediyor. Ara sıra kelimelere dili dönmedikçe gülüyor, güldürüyor bizi. 
 İyi ki doğmuş bizim Adile Naşitimiz. Onu çok çok seviyoruz.





24 Mart 2013 Pazar

Kırmızı


 Uzun bir dönemdir ara vermiştik tiyatroya. Bir aydınlanma yaşayıp hızlı hızlı biletleri aldım. Ne iyi yapmışım..Ücreti 10TL verdiği keyif para ile değerlendirilemez. Amerikalı oyun yazarı Jonh Logan tarafından yazılmış "Kırmızı" Mark Rothko hakkındaydı oyun.
                    

Ressam ve çırağı hakkında aslında.Nihat İleriyi izlemek bir kez daha keyif verdi.
Rönesans dönemine ilgi duyuyorsanız zevkle seyredebilirsiniz.




19 Mart 2013 Salı

Bir AFM Klasiği


Geçen yıl 16 Mart'ta aynı şirkette çalışan iş arkadaşlarıydık.
O yada bu şekilde yollarımız ayrıldı veya ayrılmak zorunda kaldı. Çok zor oldu, her sabah birbirimizi görmeyecektik artık, alıştığımız ortam olmayacaktı, 1 yıl geçti üstünden bu ayrılığın.
Dedik ki; her yıl yollarımızın ayırlmak zorunda kaldığı aynı tarihte toplanalım, eğlenelim, coşalım.

Sonra mı? Dostluk, sevgi, eğlence,bağlılık gerisi fotoğraflarda  ve burada saklı :)









17 Mart 2013 Pazar

Ferhangi Şeyler




Cuma günü oldukça çabalayarak çıktım iş yerinden. Ferhangi Şeyler Oyununa 1 ay öncesinden aldık biletimizi. Çok heyecanlıydım çocukken Varsayalım İsmail ve diğer parodilerini izlerdim. Çocukluğumdaki sanatçıyı görecektim. Koltuğumuza kurulduk tiyatronun eski büyülü atmosferi, sahneye yakın olmanın verdiği heyecan Ferhan Şensoy'un karşımıza geçip arkamdaki sıraya gül atması gözlerimi açıp her anını hafızama kaydetmeme neden oldu. Oyun 1987'den bu yana hala sahneleniyor. Ev sahibesi Orkinos hanım, avukat tayfun, mahalle bakkalı, bakkalın aptal çırağı, güncel politikacılar, devlet yöneticileri, hepsi her an varlıklarını hissettirdi.


Oyun baştan sona komik ve sürprizlerle doluydu. Oyunda Mahsuni Şerif'in en yakın dostu olduğunu öğrendim ve çok şaşırdım. Saz çaldı ve kendi yazdığı şarkıları seslendirdi. Zekasına, esprilerine, sahnedeki duruşuna bir kez daha hayran kaldım. Bence bu kült oyunu en kısa zamanda izlemelisiniz.