13 Temmuz 2012 Cuma

Evimiz ve Mutluluk


Psikolog Acar Baltaş'ı yeni keşfettim. Sitesini ziyaret edip bu makalesini okudum ve sizlerle paylaşmak istedim.

http://www.acarbaltas.com/index.php

Evimiz ve Mutluluk
İçinde yaşadığımız evlerimizde daha rahat ve konforlu yaşamak için yaptığımız düzenlemelerin birçoğu mutluluğumuza engel olacak özellikler taşımaktadır. Bu nedenle National Geographic Society’nin desteklediği “mutluluk projesinde” izlenimlerini “Thrive kitabında toplayan yazarı Dan Buettner’e göre, hayat kalitesiyle çelişen ve yaşam doyumunu yükselten özellikleri gözden geçirmekte yarar vardır.

TV ekranlarınızın sayısını azaltın: Mümkünse bu sayıyı bire indirin ve özellikle çocukların odasından televizyonu çıkartın. Yapılan çok sayıda araştırma TV’nin çocukların zihinsel gelişimine engel olduğunu, onu pasifleştirdiğini ve kilo almasına yol açtığını ortaya koymuştur. Bu kilolar, daha sonra onun hayatı boyunca mücadele edeceği veya boş verip teslim olacağı bir konu olarak varlığını sürdürecektir.

Hayvan besleyin: Bunun için koşullarınızın el verdiği seçimi yapabilirsiniz. Yapılan araştırmalar hayvan besleyenlerin, kan basınçlarının, stres hormon seviyelerinin daha düşük olduğunu ve daha sakin olduklarını göstermektedir. Benzer şekilde araştırmalar, hayvan beslemenin özsaygıyı yükselttiğini, kişinin kendini önemli ve değerli hissetmesine neden olduğunu ortaya koymuştur. Bunlara ek olarak, kedi ve özellikle köpek beslemenin yaşlılarda, başta kalp krizleri olmak üzere, birçok ciddi sağlık sorunu üzerinde olumlu etkilileri olduğu bilinmektedir.

Başarılarınızı yansıtan bir köşe oluşturun: Hayatınızdaki önemli başarılarınızı size hatırlatan resim, belge, ödül ve objelerden oluşan bir köşe oluşturun. Bunu evinizdeki koridorun boş duvarına asacağınız resimlerle gerçekleştirebileceğiniz gibi, uygunsa salonunuza da taşıyabilirsiniz. Buraya kendi düğün ve çocuklarınızın belirli yaşlardaki resimlerinin yanı sıra, büyük anne ve babanız veya değer verdiğiniz bir hocanız gibi hayatınızda önemli rol oynamış insanların da resimlerine yer verebilirsiniz. Böyle bir köşenin önünden geçmek ve eve gelen misafirlerle bu anıları paylaşmak, hem sizin kendinizi değerli hissetmenize, hem de hayatınıza katkı yapan insanlara duyduğunuz şükranı hatırlamanıza neden olur. Bunların hepsi, yaşam doyumunuzu yükseltecek olumlu duygular yaşatır.

Evinize mümkün olduğu kadar güneş ışığı sokun: Kendi sosyal çevremdeki kişisel gözlemim, arkadaşlarımın büyük çoğunluğunun evlerinin baktığı cepheden habersiz olduklarıdır. Ev alacak ya da taşınacaksanız, evinizin cephesinin kuzeye dönük olmamasını en önemli ölçüt olarak kabul edin. Biraz daha küçük veya pahallı gibi gözükse de, doğu ya da güney batıya bakan bir ev yaşam kalitesi açısından önemlidir. Yapılan araştırmalar, güneş ışığının düzenli koşu yapanlarda olduğu gibi bedende endorfin düzeyini yükselttiğini göstermiştir. Birkaç dakika güneşte durmanın sağladığı D vitamini, litrelerce süt içmeye eşittir.

Kendinize bir bahçe oluşturun: Toprakla uğraşmanın stres hormonunu azalttığı bilinir. Ekme, dikme, çapalama, budama, ayrıkları ayıklama, çiçek veya meyveleri toplama adımlarının her biri sabır gerektiren, yavaş hareket etmeye gerektiren eylemler içerir ve doğadaki farklılıkları algılamaya imkan verir. Ayrıca yetiştirdiği ürünleri yemek, çiçekleri seyretmek kişiye gurur verir. Bunun için imkanınız varsa mutlaka bahçenizden yararlanın. Yoksa da balkonunuzun elverdiği boyda yetiştirebileceklerinizle yetinin. Ancak ne yazık ki ülkemizde birçok evde balkon ya eve dahil edilmiştir ya da kullanılmayan eşyaların yığıldığı bir ardiyeye dönüştürülmüştür. Burada sıraladıklarımızın hiçbirini yapma imkanınız yoksa, saksı içinde yetiştireceklerinizle, yukarıda sıraladığımız duyguların bir bölümünü yaşamaya gayret edin
.
Yatak odanızı uykuya göre düzenleyin: Uyku insanın en temel ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç kişisel farklılıklar gösterse de, yetişkin bir insan için gerekli süre 6-7 saat dolayındadır. Yetersiz uyku, hücre çekirdeğinde geri dönüşü olmayan yıkım yapar ve bu hızlı yaşlanmanın doğrudan nedenidir. Bu nedenle evin yatak odasının, farklı aktiviteleri yürütmek amacıyla değil, sadece sağlıklı bir uykuya imkan verecek şekilde düzenlenmesinde yarar vardır. Bunun için yatak odanıza televizyon koymayın. Farklı amaçlar için bir televizyon bulunduruyorsanız, uykuya geçerken televizyon seyretmeyi tercih etmeyin. Parlak ışık veren bir saat varsa bunu mat ışık veren bir saatle değiştirin. Yatak odanızın karanlık ve serin olmasını sağlayın. Yatmadan önce kitap okuma alışkanlığı uykuya rahat bir geçiş sağlar. Bu nedenle elinizin altında okuyacağınız kitap ve dergileri bulundurun.

Evinizi farklı renklerle boyayın: Klasik anlayışın dışına çıkın. Bunun için evinizi beyaz, gri, bej ve pembenin açık tonlarına boyamaktan vazgeçin. Evinizdeki bazı odalarda duygu durumunuza göre birkaç yılda bir veya ihtiyaç duydukça sarı, mavi, yeşil, kırmızı gibi kendini hissettiren renkler kullanın. Hatta aynı odada farklı duvarları farklı renklere boyayın.

Sonuç: Mutluluk pek çoğumuzun sorgulamadan kabul ettiği gibi, çok para kazanarak elde edeceğimiz bir şey değildir. İnsanların yaşam kalitesi ve doyum, kişinin içinde yaşadığı toplum, sosyal çevre, işyeri ve çalışma koşulları, ekonomik koşulları ve yaşadığı evin içinde yarattığı ortamı da içine alan çok sayıda faktörün etkileşmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu sıralananlara ek olarak, bireyin kişisel farkındalığı, hayatına yüklediği anlam açısından çok önemli bir belirleyicidir ve bu gelecek yazımızın konusu olacaktır.

Hiç yorum yok: