14 Aralık 2011 Çarşamba

Duru'ya Mektup



Anne olmak..

Tanrının kadına verdiği en büyük hediye. İşte bu güzel duyguyu içindeki hislerini yazmış canım Banu'm. Hatırlarsanız hamile olduğu zaman da sizinle paylaşmıştım bu haberi :) O kadar güzel ki, paylaşmak istedim.


30/11/2011

Canım kızım, Duru Kızım benim. Evet annesinin birtanesi adını koyduk sonunda. Adın Duru olacak. İsmin gibi saf, berrak, misler gibi bir kız olursun inşallah. Umarım beğenirsin ismini. Daha öncede dediğim gibi ismini Burcu teyzen vermiş olacak. Oda mis gibi bir teyze. Her zaman mis kokan, sevdikleri için herşeyi yapmaya hazır, vicdanlı, içi sıcacık sevgi dolu, eşine, sevdiklerine her zaman yardıma ve desteğe açık, çikolata kadar tatlı gibi bir teyze. Yaratıcı, üretken, çalışkan, bakımlı, güzel ve bir o kadar da yaşadığı sıkıntılarda dimdik ayakta durup atlatabilen güçlü bir teyze. Umarım sende ismini koyan bu mis gibi kokan teyzene benzersin.

Artık seni gerçekten hissediyorum. Tekmelemeye başladın :) O kadar tarifi imkansız bir duygu ki. Evet hamileliğimin başından beri içimde başka bir kalp atıyordu ama bunu hissedemiyordum. Ama şimdi minicik kızım, canım, Duru'm içimde hareket ediyor ve ben bunu hissediyorum. Canımla, kanımla beslediğim kızım büyüyor ve büyüdükçe güçlenip annesine ve sevdiklerine işte ben burdayım diyordu.
Senin büyümenle benim vücudumda bazı sıkıntılarım ve ağrılarım oluyor. Öyle bir mucizesin ve sevgin o kadar büyük ki bu sıkıntıların hiçbiri gözümde yok. Hatta bilenlere sorup aldığım cevapları  duyunca bu ağrılarıma ve sıkıntılarıma seviniyorum :) Çünkü sen büyüyorsun annecim. Sağlıkla gelişip, sağlıkla seni kucağıma almanın dışındaki herşey şuan bana vız geliyor. Daha anne olmadım ama anne olmak böyle birşey olsa gerek. Herşeyi hatta kendini bile unutup o minik kalbe, o minik cana odaklanmak.
Hergüne çok mutlu başlayıp, günümü gülücüklerle tamamlamama sebep olan o minik kalp, benim şimdiden herşeyim oldu. Dualarım hep güçlü olmak ve sana çok iyi bakmakla ilgili. Umarım allahım bana ve babana sana çok iyi bakmak için güç ve sabır verir. Seni, hayata karşı güçlü, özgüveni tam, kendine ve insanlara hayırlı, sevgi dolu biri olarak yetiştirmek şuanda bu hayattaki tek gayem. Seni daha kollarıma almadan seninle neler yapacağımı, seni nerelere götüreceğimi, neler giydireceğimi :) gülüşünü, cilveleşmelerimizi, sabah uyandığımda o gül yüzünü göreceğimi, sana her zaman seni çok seveceğimi söyleyeceğimi düşlüyorum. Sen bu hayatta gerçekten benim olan tek ve en güzel şeysin..........

Annen 

13 Aralık 2011 Salı

Oyuncak Müzesi




Bu Cumartesi günü beni çok mutlu eden bir müzeye yeğenim Ceren ile birlikte gittik. İstanbul Oyuncak Müzesi Sunay Akın tarafından 23 Nisan 2005 yılında kurulmuş. Müzede Sunay Akın tarafından toplanan 2000 kadar oyuncak mevcut. 1820-1910 ve II.Abdülhamit döneminden oyuncaklarda sergileniyor.  Müzeyi  oyuncakların ve çocukluğun geçmişini merak edenlerin görmesini tavsiye ederim. 

Müzeye girerken bir elinizden çocuğunuz çıkarken diğer elinizden çocukluğunuz tutar. Sunay Akın











































Keyifli bir gün dilerim.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Dedemin İnsanları



Çetin Tekindor, Hümeyra, Gökçe Bahadır, Yiğit Özşener ve Çağan Irmak... özlemişim gerçekten.
Küçük bir kasabada yaşayan on yaşında bir çocuk ve dedesi aracılığıyla, bir ailenin ve bir ülkenin geçirdiği büyük değişimi anlatıyor. Kalabalık ve sıcak ege insanlarının hikâyesini izlerken, mübadeleyi, öteki olmayı, nereye gidersen git bir yere ait olamamayı, iki yakayı, çok sayıdaki azınlığı, ihtilallere bir defa daha, ama bu kez farklı bir yerden bakmayı ve düşünmeyi sağlıyor.  Ve birde filmin sonunda bir final müziği var ki.. Anlatamam dinlemeniz lazım.

Sevgiler,
Mis Pudra