31 Mayıs 2011 Salı

İşte Benim Senfonim...






Küçük şeylerden keyif alabilmek...
Lüks şeyler yerine zarafet aramak...
Saygı istemek yerine değerli olmak...
Zengin olmak yerine muhtaç olmamak...
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek
ve dürüst konuşmak...
Yıldızları, kuşları, kelebekleri ve bilgeleri, açık kalple dinlemek...
İşte Benim Senfonim... 

William Ellery

27 Mayıs 2011 Cuma

Kadınlar susarak gider




Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez. Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur. Kadın susarak gider! En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir. 

CEMAL SÜREYYA

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Kapadokya




Kapadokya turuna hazır mısınız?

Önce birkaç bilgi vermek istiyorum ardından fotoğraflarla sizi baş başa bırakacağım.

Koşturarak geziye başlanır, kiliselere  ard arda girmeye çalışan 30'ar kişilik tur gruplarının yarattığı toz bulutu yarılır,  tur rehberlerinin anlattığı tarihi hikayeler dinlenir, şaraplar içilir, peri bacaları gezilir, yöresel yemekler yenir, her gidilen yerde bir alışveriş çılgınlığı yaşanır, yöre insanının rehberlik olayını aşmış oldukları görülür, asmalı konak rüzgarı eser , ağız açık dolaşılarak, tadı damağında kalarak balona binilemeden gezi tamamlanır. 

sonuç olarak;
- "toplu tatil"lerin son günlerini kapsayan turları tercih edin! gereksiz izdihamlarla karşılaşmazsınız
- mümkünse taş evlerde kalın ,günay butik otel'i tavsiye ederim.
- şarap için, içirin!
- ne kadar az uyusanız da nevşehir havası sizi dinç tutar
- tabii ki, alışverişlerde bol bol pazarlık yapın
- testi kebabı yiyin 

-kızıl vadi üstlerinden gün batımı mutlaka izleyin...
-kayadan oyma restoranları mutlaka görülmeli ki bu yapılar tamamen el emegi ile oyularak yapilir...
-avanos'da çömlekçiler ozellikle galip ustanin yeri mutlaka görülmeli ve kızılırmak kenarındaki 
mekanlardan birinde mutlaka çay içilmeli ve kızılırmak izlenmeli ki avanos'da yapılan çömlekler kızılırmak'tan cıkarilan kirmizi kumdan pisirilir...
-üçhisar kalesi ozellikle hava karardiktan sonra mutlaka gorulmeli...
-ürgup olmazsa olmaz...
-turasan şarap fabrikasi mutlaka görülmeli...
- yorgunluktan ölürsünüz ama masalı yaşamaya değer









Asmalı Konak-1


Yol üstünde girdiğimiz bir kilise





Ihlara vadisi


Tuz gölü


Tuz gölündeki tuzlar :)


Tuz gölü


Otobüsten çektim



Boncuklu ağaç (burada herkes fotoğraf çektirme yarışındaydı)


Yağmur yağmadan biraz önce çıkan gökkuşağı







Çömlek atölyesine de uğradık  usta 5 dakikada harika bir çanak hazırladı


Uğradığımız kiliselerden biri Hz.İsa'nın göğe yükselişi resmedilmiş.


Bu resimde de 3 falcı Hz. İsa'nın doğacağını müjdelerken
(Kiliselerin bir çoğunda çekim yasak flaşsız 2 taneye izin verildi.)






Tur bizi çok mistik taşlardan oyulmuş restaurant'ta  götürdü. 


Yöreye özgü testi kebabından yedik, ahçı testiyi kırmadan az önce.


Avanos'un meşhur çömlek atölyesinde yapılan çok güzel tabaklar vardı. 
Fiyatları oldukça yüksek.















Turun çitlenbiği Nisa :)





Can



Turumuzun yardımcı rehberi, her türlü sıkıntıyı halleden ve bir o kadar güler yüzlü Elif



Bu sevimli İtalyan çiftin önce habersiz fotoğrafını çektim sonra onlara da gösterdim
çat pat anlaştık :)






Halı atölyesinde çalışanları gördüğümüzde büyük bir saygı duyduk.
Hem yaptıkları zor bir iş hemde ciddi sabır gerektiriyor.









Deveye benzeyen taş 


Asmalı Konak kapısı


Ve meşhur avlu





Bir tatilde böyle bitiverdi  :)