29 Mart 2011 Salı

iyi ki varsın anneannem













Minik anneannem nurişim..
Ailemizin en büyüğü en önemli ferdi.. Ondan tatlısı yok, onun evi gibisi yok.
Bir huzur vardır evinde. Ailede kimin ne sevdiğini tek tek bilendir. Her yaştan kişi ile iletişim kura bilendir. Dediğim dediktir ama  o kadar da olsun değil mi? Anane o :)

Cumartesi günü tüm çocukları ve torunlarıyla doğum gününü kutladık.Nasıl sevindi nasıl keyiflendi.



Zamanın bütün izlerini yüzünde taşıyan, darbeler almış ama o yeşil gözlerindeki ışık hiç sönmemiş. Otorite sahibi, şirin, nur yüzlü, akıllı, tutumlu, keyif insanıdır :) Kaç kişi vardır ki hayatının bütün günlerini sevdikleri için güzel dilekler dileyerek geçirsin.. Elleri öpülesi, baştacı edilesi, nurişim.




İyi ki doğmuşsun canım pamuğum, sen hep bizimle ol sana bir şey olmasın.

Seni çoookk seven torunun
Burcu




24 Mart 2011 Perşembe

Çarlık Rusyası'ndan Sahneler

20 Mart Pazar günkü sergimizin devamı paylaşıyorum :) Aşağıdaki sergi ile ilgili notlar Pera Müzesinin
sitesinden bilgi için eklenmiştir. Fotoğraflara tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz. 


Çarlık Rusya'sından Sahneler: Rus Devlet Müzesi Koleksiyonu'ndan 19. Yüzyıl Rus Klasikleri sergisi, ilk kez İstanbul'da sergileniyor. Bir dizi başyapıtı sanatseverlerle buluşturmanın yanısıra Rus gerçekçi resimleri üzerinden, Rusya tarihinin bir dönem kesitini de sunuyor.


 Osman Hamdi'ye ait olan 1906 tarihli  Kaplumbağa Terbiyecisi adlı eseri . Rus ressamlarla ilgisi yok
diğer katlardaki sergide gördüm ve sizlerle paylaşmak istedim.


Bu genç çiftimizden de belli olduğu üzere evliliklerini kutluyorlar.



St. Petersburg'taki Rus Devlet Müzesi'nin zengin koleksiyonundan seçilen, aralarında Repin, Yaroşenko, Makovski, Kuznetsov ve Kasatkin gibi dönemin önemli sanatçılarına ait yapıtların yer aldığı 65 eser, Rusya tarihinde önemli yer tutan toprak köleliğinin kaldırılması ve sonraki dönemi yansıtıyor. 1861 yılında gerçekleşen bu köklü değişimin, akademik temellere dayanan Rus resim geleneğinde de dönüşüme yol açtığı görülüyor.


Amacı, yaşamı olduğu gibi resmetmek olan dönem ressamları, bu önemli değişimle burjuva yaşamının yanı sıra, fakirlik, köy yaşamı, çocuklar ve değişen toplumsal değerleri de tuvallerine konu etmeye başlıyorlar.


Bu tablonun ismi  "Hayal Kuran Kadın"




Baharın gelişini karşılayan kadınlar


İnanılmaz gerçekçi portreler sanki fotoğraf makinesi ile çekilmiş gibi.


Okula gidemeyen çocuk


Sokak çocukları




Tolstoy


Anton Rubinstein portresi 1887


Bu tablo içimi acıttı sanki bir film karesi gibi. 



Döneme ait köleliğin betimlenmesi özellikle 4. adam duygularını anlatan gözlerle bakıyor.

 Bizlere Rus gerçekçi resminin en önemli örneklerini tanıma fırsatı veren Pera Müzesi'ne teşekkürler.

21 Mart 2011 Pazartesi

Frida Kahlo ve Diego Rivera


İyi haftalar :)














Haftasonunu dolu dolu geçirdik. Pera Sanat Merkezi'nde sergilenen Frida ve eşi Diego'nun tablolarını görmeye gittik. Daha önce filmini izlemiştim ve oldukça etkisi altında kalmıştım. O filmdeki eserleri karşımda  fırça darbelerini görmek beni çok heyecanlandırdı. Frida çok ünlü bir ressam olmasına rağmen çok zorluklar yaşamış.



Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felcinin sonucu olarak bir bacağı özürlü kalmış, kendisine "Tahta Bacak Frida" denmiş. Bu özrüyle başetmesini bilen Frida, gençkızlık çağında, dönemin en iyi eğitimini veren Ulusal Hazırlık Okulu’nda okumuş. 19 yaşında geçirdiği bir trafik kazası bütün hayatını değiştirmiş.

 

17 Eylül 1925 yılında okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmış. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçmiş omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşayarak, 32 kez ameliyat edilmiş ve 1954’te çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı kangren yüzünden kesilmiş.


Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Kahlo, ailesinin teşviki ile sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başlamış. Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yapmış.
Resim çizmeye devam eden Kahlo aynı dönemde bir gün, Meksikalı Michalangelo olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera'yı görmeye ve resimlerini göstermeye gitmiş. İki sanatçı, 21 Ağustos 1929’da evlendikten sonra Kahlo 1930’da eşiyle beraber ABD’ye gitmiş ve 1933’te Rivera aldığı duvar resmi siparişlerini bitirinceye kadar orada yaşamışlar.


Frida ile Rivera’nın fırtınalı bir evlilik yaşamları olduğu bilinir. Sağlık sorunları nedeniyle bir çocuğunu aldıran ve ardarda iki düşük yapan Frida, eşinin sadakatsizlikleri nedeniyle 1939 yılında ondan ayrılmış ama 1 sene sonra yeniden evlenmişler ve Frida’nın çocukluğunu geçirdiği Mavi Ev’e yerleşmişler. Sık sık sağlığı bozulan Frida, dayanılmaz acılarla başa çıkmak için bütün gücüyle resim yapmış, yalnız ülkesinde değil, Amerika ve Fransa’da sergiler açmıştır. 1938’de New York’ta açtığı sergi ona büyük ün getirdikten sonra, 1939’daki Paris sergisi ile övgüler topladı 1943’de 'La Esmeralda' adlı yeni bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başlayan Frida, sağlık durumu kötüleşmesine rağmen ders vermeyi sürdürmüş; 1950’de omurgasındaki sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırılmış ve 9 ay hastanede kalmış. 1953 yılı Nisan ayında Mexico City’de bir kişisel sergi açtıktan sonra; Temmuz ayında sağ bacağı kesilmiş.


Frida Kahlo, 13 Temmuz 1954’te, akciğer ambolisi teşhisiyle son nefesini vermiş.
Son tablosunun adı "Yaşasın Yaşam". Ressamın 70 tablosundan 50’si bugün, büyük bir Kahlo fanatiği olan Madonna’nın koleksiyonunda bulunuyor.






Kesinlikle görülmesi gereken pek zevkli bir sergi. Müzede diğer katta olan  Çarlık Rus Sahnelerini de en kısa yayınlayacağım..



Sevgiler
Böceğiniz Burcu








19 Mart 2011 Cumartesi

Hafta sonunu güzel karşıladık


Bu akşam Cevahir Tiyatro sahnesinde oynanan "Kadın Sığınağı" adlı oyunu izlemeye gittik. Oyun tek kelimeyle süperdi. Bir erkeğin yazmasına karşın kadınların sorunları , yaşamları ancak böyle guzel dile getirilir. Kah güldük kah hüzünlendik ama keyifle izledik. Kadın sorunlarını sergileyenlerin hepsi kadın olunca sanırım iyice hissederek oynadılar çok etkileyiciydi. 




Oyundan çıktıktan sonra D&R gittik. Zülfü Livaneli'nin yeni kitabı Serenad isimli romanını gördüm. Hani bazen olur ya bir anı canlanır gözünüzün önünde içine çeker birden o anda olursunuz bir kaç saniyeliğine, işte öyle oldu bir şey beni çekti kitaba ilk sayfayı okurken bunu hissettim ve hemen aldım. Birde son zamanlarda çok ünlü olan Evrenden Torpilim Var adlı kişisel gelişim kitabını aldım, puf'ta çok sevdi :)







 Pu'um hafta sonu olduğunu hissediyor sanırım baksanıza keyfine diyecek yok :)

Harika bir hafta sonu dilerim ..


18 Mart 2011 Cuma

Çanakkale Geçilmez !





Tarihin gördüğü en büyük savunma savaşlarından birinin Türk askerleri tarafından gerçekleştirildiği; bünyeyi gururla, vatan aşkıyla dolduran gündür bugün. Çanakkale'yi geçilmez kılan, kutsal vatanı borçlu olduğumuz şehitlerimizin ruhu şad olsun..

dur yolcu! bilmeden gelip bastığın,
bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
bir vatan kalbinin attığı yerdir.

bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
gördüğüm bu tümsek, anadolu’nda,
istiklal uğrunda, namus yolunda,
can veren mehmed’in yattığı yerdir.

bu tümsek, koparken büyük zelzele,
son vatan parçası geçerken ele,
mehmed’in düşmanı boğuldu sele, 
mübarek kanını kattığı yerdir.

düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
bir harbin sonunda, bütün milletin,
hürriyet zevkini tattığı yerdir



12 Mart 2011 Cumartesi

Cumartesi Neşesi

Uzun zamandır yazmak gelmiyordu içimden şu blog kapatılması durumları yaşanınca.. Ama yazmayı çok özledim :) Bugün Nurişim (anneannem) ile annemi kahvaltıya götürdüm. Hava harikaydı. Hanımları eve bıraktıktan sonra Balat'ta dolaştım biraz fotoğraf çektim ..













Nurişim













Güzel annem













Bu güzel kolyeyi annemden yapmasını istedim, tasarım bana ait uygulama anneme :)






























Fotoğraf çektikçe kapılara olan ilgimin olduğunu da öğreniyorum, beni nedense çok çekiyorlar.








































































































































































Süpprizzz :) sokaklarda gezinirken birde ne göreyim cemile :)






























Bakar mısınız güzelliğine?

Güzel bir cumartesi bitti.. Sizin ki nasıl geçti hadi cevap verin bakalım :)
Sevgiler