31 Ocak 2011 Pazartesi

Bizim iller sensiz olamadı barış abi..















Ömrü boşa geçmemiş insan..
Barış Manço, dünyaya merhaba dediğimiz zamanlardan, ilk gençlik yıllarının sonlarına kadar yol arkadaşı oldu bize, dişlerimizi fırçalamamız gerektiğini, arabanın arka koltuğunda oturmamız gerektiğini, bol bol ıspanak yememiz gerektiğini, ne kadar kültürlü ne kadar bilgili olursak olalım mütevazi olmanın en önemli erdem olduğunu, güzel yaşamayı, herkesi sevebilmeyi ama size karşı kötü niyetli olanları da onlara zarar vermeden hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini, aşkı ve dostluğu öğretmişti bize Barış Manço. 

Nasıl yaşamışsa yaşasın, nasıl ölmüşse ölsün, neye inandıysa inansın, Türk müziğine getirdiği benzersiz üslubuyla hala değerini koruyan, entelektüel yönüyle de hayranlık uyandıran müzisyendi. Halil İbrahim sofrası, can bedenden çıkmayınca, dönence, domates biber patlıcan, gül pembe, hal hal, kol düğmeleri, kazma, al beni, bugün bayram, dağlar dağlar gibi şarkı sözlerinin herkes tarafından incelenmesi gereken, insana insan olduğunu hatırlatan beyefendi ve büyük sanatçı.












Barış Manço bu ülkede müziğiyle 7'den 77'ye herkese ulaşabilmiş, bu ülke insanlarını ortak duygularda buluşturabilmiş ender sanatçılardan biriydi. Ayrıca da sırf yaşamın inceliklerini yakalamış bir insan olması nedeniyle bile saygıda kusur edilmemesi gerekir kendisine.


Lale Manço bir programda, Barış hiçbir çocuğa tepeden bakmazdı, ya o yere çömelip onların seviyesine inerdi ya da çocukların altlarına bir şey koyarak kendi seviyesine çıkarırdı demişti.

Anlıyorsunuz değil mi?

Not: Barış Manço'nun Kadıköy Belediyesi tarafından müze haline getirilmiş olan evini 360 derece sanal olarak gezebilirsiniz. 
http://www.barismanco.kadikoy.bel.tr/

29 Ocak 2011 Cumartesi

Ahir Zaman














Hayat..

Sürekli bir mücadele.. her şeyle herkesle.. Sevsekte, sevmesekte sahip olduğumuz en önemli şey. Doğum ve ölüm arasındaki süreç.. Yaşadıklarımızla henüz öğrenmediklerimizin toplamı. Belkide sorumluluklar yüzünden katlanılmak zorunda kalınan mecburiyetler bütünü...

Can Yücel o kadar güzel özetlemiş ki aslında üstüne söylenecek bir söz yok.


şerefle bitirilmesi gereken
en asil görev hayattır.
bir lokma ekmek için
şerefini çiğnetmeye
bir anlık eğlence için
servetini tüketmeye
bir zamanlık mevki için
el ayak öpmeye
insanları ezip geçmeye,
günlük menfaatler için,
onurunu terk etmeye
bir kısım insanlara kızıp
tüm insanlara düşman olmaya
değmez bu hayat.

İyi haftasonları

26 Ocak 2011 Çarşamba

Başka türlü bir şey..

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..
Yazar : CAN YÜCEL

24 Ocak 2011 Pazartesi

Firarperest'ten..

-Kelime cömerdi, duygu cimrisi bugünün insanı konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini.
Zaman yok ya, hep bir telaş halindeyiz ya, bunca koşturma arasında kimsenin durupta
duygulanmaya vakti yok.

-Şimdi sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi gerekiyor mu? diye sormuştu "Nazım Hikmet", o muazzam ve duru üslubuyla. Halbuki bugünün aşklarını görse ne derdi acaba? Bugün ellerde teraziler, adeta gramla yargılanıyor aşk 160 gram sevgiye karşılık 160 gram sevgi alınabilinirmiş gibi, herkes verdiği kadarını istiyor.

-Ben senin ismini tarçın kokulu akide şekeri gibi tutuyorum ağzımda, damağımda, ruhumda. Kaygılarını biliyorum, yanlızlıklarını, kırgınlıklarını ve hırslarını da. Kalbinin ritmini duyuyorum; yanında olamasam, elini tutamasamda.

-İnsanın işi ögrenmektir. Deve insandan daha güçlüdür; fil daha iri, aslan daha yiğittir. Sığır insandan daha çok yiyecek yer; kuşların erkekliği daha fazladır. İnsanın işi ise ögrenmektir bu alemde..

-Dost umut demektir.Faniliğinle, eksikliginle, kusurlarınla, takıntılarınla çok daha barışık hale getirir seni. Dostun seni seviyordur ya, aynen bu halinle seviyordur ya sende kendini daha çok sevmeye başlarsın. Onun gözünden kendine bakarsın. Bir damla içersin dostluğun iksirinden, dünyaya bakışın değişir..

Elif Şafak

Bıraksanız daha çok yazarım bu kitaptaki güzellikleri ama iyisimi siz alıp mutlaka okuyun ruhunuza iyi gelecek eminim. Şimdiden iyi haftalar :)

21 Ocak 2011 Cuma

Mandal's

Yeni ciciler yaptım ben..Kendime ait zamanlarda bir şeylerle uğraşmak, ortaya çıkan ne ise bunu ben yaptım demek o kadar iyi geliyor ki. Ne bunlar dediğinizi duyar gibiyim :) Buzdolabı magneti, tabi eksiklerim var Eminönü'ne gidip mıknatıs alıp silikonla yapıştırdıktan sonra hediye etmeye başlayacağımdır. Aslında bu mandal fikrini bir blogta gezerken gördüm "fakat blog'un ismini hatırlamıyorum malesef :( " bende denemek istedim boyarken çok keyif aldım umarım hediye ettiğim kişilerde beğenirler.

Keyifli hafta sonları


6 Ocak 2011 Perşembe

2 Minik Kediye Yuva Aranıyor















Facebook'ta üyesi olduğum "HaySev" adlı grupta paylaşılan mesajı sizlere iletmek istedim. Bu 2 minişi sahiplenmek isterseniz aşağıdaki numaradan ilgili kişi ile görüşebilirsiniz.
http://www.facebook.com/haysev

Gizem hn'ın iletisidir: İstanbul Sarıyer'de bulunan apartmanimizin bodrumunda bir sokak kedisi dogum yapti. Şimdilik 6 tane yavru kediye ve annelerine kendi imkanlarımızla apartmanda bakiyoruz. Ancak yavrular büyüyünce hepsini sokağa bırakmamız gerekecek çünkü evimizde de kedimiz var ve maalesef apartman sakinleri bodrumda kedi bakmamıza müsade etmiyorlar. Şimdilik 4 yavruyu sahiplendirdik. Ancak 2 tanesi hala bizde. Kalan 2 bebeğimize yuvanızı açmak istemisiniz? 


İrtibat: 0 532 549 47 66
Yer: Istanbul / Sarıyer