25 Eylül 2010 Cumartesi

Ömür Dediğin...












Ömür dediğin üç gündür
Dün geldi geçti,yarın meçhuldür
O halde ömür dediğin bir gündür
O da bugündür

Ömer Hayyam


Az önce kanalları gezerken TRT-1'e takıldım..Programın adı 'Ömür Dediğin'. Dedelerin/Ninelerin hayat öyküleri ekrana getiriliyor. Yaşlı bir çift hayatlarını anlatıyorlardı.Huzur evinde yaşıyorlar,yaşlı amcanın oldukça yaşı var.
Eşini gösterdi ve şunları söyledi.

-Ben eğlenmeyi,gezmeyi,yemek yemeyi çok severim,ama eşim pek sevmez onun için varsa yoksa kitaplarıdır,sürekli okur.Buraya geldiğimizden beri daha balkona bile çıkmamıştır..

-Yaşım belki çok fazla gelebilir size,ama benim içimdeki delikanlı hala sapasağlam.Yürürüm her sabah hareketi çok severim.

-Artık yaşlandığımı biliyorum ama beden yorgunluğu hastalıktan ötürü değil.Eski yıllarda hep birlikte bir evde yaşanırdı ve yemeklerde aile bir araya gelirdi, şimdi biz kızımıza gittiğimizde sabah kahvaltısını tek başımıza yapıyoruz çünkü çok çalışıyorlar, oda koşturuyor..Bir süre sonra yorgunluklar bahane edildiğinde neden bizi aramıyorlar,neden fırsat yaratıp daha sık gelmiyorlar diye düşünüyoruz,sanırım bu yaşlanmak..
İnsan gençken yaşlanacağına inanmıyor.

-Ölümden hiç korkmuyorum ama bana bir şey olursa eşimi düşünüyorum,bir kızım bir oğlum var.Bakarlar annelerine biliyorum ama her genç gibi sabırları tahammülleri kısıtlı benim gibi bakamazlar ona..Yaşamayı çok seviyorum.. 110 yaşında da olsa bir ihtiyar hala karşıdan karşıya geçerken koşar ölüm korkusu hep vardır..

Arka fonda Sezen Aksu / Aynalar çalıyor.

Çok içime dokundu.Keşke'nin hüznünü hissettiriyor.İnsan her koşulda yaşama dört elle sarılıyor biliyorum.Tuhaf olan his,ben ne olacağım acaba, neler bekliyor beni diye düşündürüyor.Sanırım insanın kendi hayatına figüran olması en çok dokunan..Elini eteğini çekmek zorunda kalma hissi. İnsanın her yaşı ayrı güzellikte,kıymetini bilip ona göre yaşamak gerekiyor.

Almasını bilene hayat dersi veren bir program..

http://www.izlesene.com/video/amator-sezen-aksu-aynalar/162601


Haksızlık bu geçen yıllar
Gönlüm cok genç bedenim yaşlı
Haksızlık bu eskiyen yüz
Bana hala çok uzak güz
Aynalar durun yalancı
Aynalar değişmeyin
Biraz daha zaman verin
Bu ben değilim bu yabancı
Haksızlık bu eskiyen yüz
Bana hala çok uzak güz
Haksızlık bu vakit çok erken
Aşka hala doymadım ben
Haksızlık bu…

20 Eylül 2010 Pazartesi

Hatunlar Toplandı!!!

Cumartesi rutin evin işlerini hallettikten sonra anneciğime gittim.
Mis gibi kahvaltımı edip sonra bol bol sohbet ettik çok iyi geldi.
Pazar günü erkenden kalktım niyeyse saat 07:30'ta uyandım.Biraz kitap okuyup sonra kızlarla buluşmak için hazırlandım.Kahvaltı için vazgeçilmez olan yerimiz Karaköy Namlı'ya gittik.Bir eğlendik bir eğlendik :) 














Önce pek hanım hanımcık oturduk































Sonra pek sıkı fıkı olduk :))













Keyifli bir kahvaltının ardından


















Ortaköy'e kahve keyfi yapmaya gittik















Tabiki fallara bakıldı :)













İncik,boncuk alındı..













Ve hafta sonunu böyle bitirdik. Umarım sizinki de böyle güzel geçmiştir.
Hepinize harika bir hafta diliyorum.

17 Eylül 2010 Cuma

Mutlu Cumalar Herkese!

Bu hafta sıkıcıydı benim içim. İçimde anlamsız sıkıntılar vardı..Sevdiklerimin keyifsiz olması beni çok üzüyor herkes iyi olsa her şey düzelse,hastalıklar olmasa,onlar bir iyi olsa..
Dün akşamda bu sıkıntıyı dağıtmak Durukan ile birlikte ayaküstü kahve içmek istedim, plansız oldu birden ..ne iyi etmişim bilmeden.
Uzun zamandır görüşmediğimiz arkadaşımız Gökçe'de katıldı aramıza.Neler birikmiş
neler.













Sohbetler edildi


















Kahveler içildi,fallar bakıldı.













Tiramusuları lüplettik.













Tatlı yedikten sonraki ifadem :))












Terapi oldu,sıkıntılar uçtu gitti,bol bol Durukan'a yüklendik durduk :))
(feci zevkli onu kızdırmak)

Bu güzel akşam için teşekkürler canlarım!

Herkese bol kahkahalı bir hafta sonu diliyorum.

8 Eylül 2010 Çarşamba

İyi Bayramlar :)













Şeker bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

Çok şeker yemeyin hi hii



Sevgiler
Burcu

2 Eylül 2010 Perşembe

El ver hayata tutunsun!



Arnavutköy (Kemerburgaz’in devaminda) Bolluca'da Koruncuk Çocuk Köyü içinde bulunan 4 Numaralı evin kullanilabilir hale getirilmesi için, 24 kişiden oluşan gönüllü bir ekibin, desteğinize ihtiyaci var.Bu evde yaşamakta olan, esirgeme kurumundan 0-6 yaş arasında köye getirilmiş,korunmaya muhtaç, 8 çocukta kırık olmayan yataklarda yatmayı, yerde değil masada ders çalışmayı hakediyorlar, mesajlarınızla destek olmanızı bekliyorlar.
4 yazip 4717 ye mesaj gönderirseniz sizin de 5 TL katkınız olacak,http://www.koruncuk.org/ sitesinde Online Bağış linkinden girip fitre/ zekat gönlünüzden ne koparsa bağış yapmanız da söz konusu..

Unutmayın: açıklamaya “4 Nolu Aile Evi” yazarsanız bağışlarınızın doğru yere aktığını takip edilebileceksiniz.
Ülkemizin geleceği için korunmaya muhtaç çocukların hayatını değiştirmek,onlara sağlıklı güven dolu bir aile hayatı ve iyi bir eğitim vermek bizlerin elinde!