28 Haziran 2010 Pazartesi

Rahmi Koç'tan Öğütler


















Dün haberleri seyrediyordum. Koç Üniversitesinden mezun olacak gençlere Rahmi Koç'tan öğütler diye bir habere gözüm takıldı,söyledikleri o kadar doğru ve o kadar güzeldi ki sizinle paylaşmak istedim.

“Hayatta daima sözünüz, özünüz bir olsun.”

* Aklınıza geleni ve doğru bildiğinizi açıkça ama yapıcı olarak ifade etmekten çekinmeyin.

* Kararsız olmayın. Yanlış karar bile kararsızlıktan daha iyidir. Ama yanlışta ısrar etmeyin.

* Başkalarının tecrübelerinden yararlanın. Bu şekilde hataları en aza indirebilirsiniz.

* Herhangi bir nedenle kızdığınızda ani hareket etmeyin, üstüne bir uyuyun. Sonra karar verin.

* Hayatta daima iyimser olun. Herkesin iyi tarafını görmeye çalışın.

* Örf ve adetlerimize sadık olun. Hangi ülkeye giderseniz gidin, memleketinizi ve ailenizi unutmayın.

* Yaptığınız iş ile iftihar edin. İşinizi sevmek başarınızın önemli bir parçasıdır.

* Sağlığınıza dikkat edin, sağlık demokrasi gibidir. Elden gitmeyince kıymeti takdir edilmez. İnsan vücudu da bir makine gibidir. Genç yaşta hor kullanılırsa muhakkak ileriki yaşlarda bedelini ödersiniz.

* Her türlü ortamda çalışmayı, psikolojik olarak içinize sindirin. Kötüyü görmeyen, iyiyi takdir edemez.

Gerçekçi ol, vizyon illüzyona dönüşmesin

* Bulunduğunuz topluma, ülkenize ve insanlığa karşı sorumluluklarınızı unutmayın.

* Kendinize mutlaka bir hedef belirleyin. geniş vizyon sahibi olun. Bu hedefi gerçekçi olarak tanımlayın, aksi takdirde vizyonunuz, illüzyona dönüşebilir.
* Sıradan biri olmayın, değişik bir insan olun.

* İçinde yaşadığınız çevreye saygılı olun. Başkalarının da saygılı olmasını sağlayın ki torunlarınıza yaşanabilir bir dünya bırakabilesiniz.

* Global ısınma bugün dünyamızı tehdit eden en ciddi tehlikedir. Tüm insanlar el ele verdiği takdirde, bu tehlikenin önüne geçilebilir. Onun için gereklerini yerine getirmemiz, uzun vadede hepimizin menfaatinedir.

* Enerji tasarrufuna riayet edin. Kendinizi buna alıştırın. Evinizde ne yapıyorsanız, başkasının evinde, otelde ve gittiğiniz ülkelerde de aynı şeyleri yapın.

* Dünya nüfusunun artması ile denizler kendi kendilerini yenileyemez ve temizleyemez oldular. Dolayısı ile 7'den 70'e denizlerimizin temiz tutulması için elinizden geleni yapın. Küçük bir çöpü bile denizden almanız, bir katkı demektir. Ama ne var ki baştan kirletmemek, sonra temizlemeye çalışmaktan çok daha ekonomiktir. Bunu da unutmayın.”

25 Haziran 2010 Cuma

Başlık bulamadım



















2 gün önce hava deli gibi yağmurluydu hani insanın böyle havalarda battaniyesine sarılıp türk filmi seyredesi gelir ya o gün o moddayım, hala o moddayım gerçi:)
Neyse arkadaşımın babası iş yerine geldi ve dönüşte bizi de evimize bıraktı
İsmail amca. Her seferinde hissettiğim bu tarif edilemeyen hissi hissetmeme sebep oldu, oysaki uzun zamandır yoktu ortalarda sıkıştırıp buruşturup atmıştım içimdeki çekmecelerden birine. Arabaya bindiğim ilk anda dinginlik kaplar mı insanı bu nasıl bir huzur baba var yanımızda.. Sanki o arabadan başka kimsede yok baba arabası ilk defa biniyorum çok ferah...Sonra Türk Sanat Müziği eşlik etti bize radyodan. Konuşmak istemedi canım susup izleyeyim yaptıklarını.Yaşım kaç olursa olsun bu duygu peşimi bırakmayacak bir kere daha anladım.

22 Haziran 2010 Salı

Paylaşmak istedim




Candan Erçetin – Kader 

Kul kurar kader gülermiş
Bazı hikayelerin sonu mutsuz bitermiş
Ama kadere inat insanoğlu hayal kurmaya
Yazgım değişir diye inanmaya devam edermiş
İnsanız bir anlam ararız yaşamak için
Ait oluruz sahip oluruz yada olamayız
Hesaplar yaparız sonumuzu bilemeden
Dünyalar kurarız dengimizi bulamadan
Acılar çekeriz hesabını soramadan
Yeminler ederiz tutamadan
Çeker gideriz

16 Haziran 2010 Çarşamba

Çayır çimen geze geze ooooo :)




Dün öğlen sinemalarımızda çalışan ekip eğitimcilerimizle havanın güzel olmasını fırsat bilip Emirgan Korusu'na piknik yapmaya gittik.Hafta içi olmasına rağmen çok kalabalıktı eğer sizde koruya hafta içi gitmeyi planlıyorsanız akşamüstü saatlerini tercih edin.Hava yumuşuyor ve daha sakin oluyor.
Biz saat 12:00'de oradaydık ve inanılmaz sıcak bir gündü. Voleybol oynadık,yürüyüş yaptık,yemekler yedik,sohbetler ettik.


Herkes yanında yiyecek birşey getirdi,bende elmalı turta yaptım.
















Bol bol resim çektim


















Anı ölümsüzleştirdik



Türk filmi kıvamında bir resim çektirdim :)



Ördeklerin o gagaları ve çirkin bir şekilde kuuaaaaak 
deyişleri yokmu,birde su içinde popo sallama
alışkanlıkları şımarık tavırlar başka hiç bir hayvanda
olmasa gerek




Havuzda siyah  ve beyaz ördekler var
beyaz ördekler çok cool takılıyorlardı



Köşkün balkonundan baktığınızda
ağaçların arasından Marmara Denizinin doyulmaz
güzelliğine şahit oluyorsunuz




Çok keyifli bir gündü


14 Haziran 2010 Pazartesi

Canımm Annem!






Bugün benim canım annemin doğum günü !!
Bütün anneler çok özeldir elbette fakat benim annem; güleçtir,yaratıcıdır,beceriklidir,hamarattır,güçlüdür,sevgi doludur,en yakın arkadaşımdır,gençtir,zevklidir,pratiktir,düşüncelidir,tatlıdır...Sanırım onu anlatmaya kelimeler yetmez!!! Onu özetleyen tek kelime sonsuz fedakarlıktır çünkü o ailesi için yaşayan ve ailesindeki herkesi mutlu etmek için çırpınan harika bir kalbe sahiptir... Canım annem iyi ki varsın iyi ki annemsin seni çokkk ama çooooooook seviyorum.İyi ki doğmuşsun annişim.

1 Haziran 2010 Salı

Film Önerisi























Hellooo :)


Pazar günü Kayal ailesine pazar kahvaltısına gittik :) Harika bir masa hazırlamıştı canım arkadaşım.Kahvaltı diye gittik ama akşam 10:30'tan önce kalkamadık çok keyifli bir gün geçirdik sayelerinde..
Her zaman olduğu gibi film izledik  "The Boys Are Back" filmden çok etkilendim.Gerçek bir hikayeden esinlenerek hazırlanan filmin (ki bu hikayeyi daha dokunaklı kılıyor) konusu Avusturalya'da yaşayan başarılı bir spor yazarının (Clive Owen) kanser hastası eşini genç yaşta kaybetmesi üzerine kendine ve geride kalan iki küçük çocuğuna kol kanat germe,toparlama çabasını anlatıyor.
Filmde annenin aile içerisindeki yüksek önemini oldukça başarılı şekilde vurgulamışlar.Buradan varacağımız sonuç sanırım bir ailenin  ya da bir çocuğun iyi ve kaliteli durumu aile standartlarına göre değişebilir.Bir hayat sürebilmesi için kesinlikle ailesinin dağılmaması / parçalanmaması gerekiyor.Aksi durumda hem babanın hem de çocuğun çekeceği zorlukları ortada. İzlemenizi tavsiye ederim.


Sevgiler