25 Mart 2010 Perşembe

90'lı yıllar da çocuk olmak..


Bizimkiler dizisi ertesi gün okul oldugunu bir süreliğine unutturduysa










Parliament Pazar Gecesi Sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (Yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)









Elm Sokağında Kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan ve Freddy Crueger'ın makyajla o hale gelmiş bir adam olmasını düşünüp avunmaya çalışıyor ama yine de korkuyorsanız















Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız















Apartmanın altındaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa













Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa

Bakkala gönderilmenin en güzel yani küçük sarellenin dibini minik plastik
kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa (küçük boy resmini bulamadım)















Super Mario Bros'u oynayıp çok kere oyunu bitirdi iseniz















Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)












Kasete kayıt yapılabilmesi için üst tarafinda bulunan karelerin bantla kapatılması gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız













Birdir bir, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa












"Bandıra bandıra ye beni" şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa












Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız















Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız















Hafta sonları çizgi film izlemek için erken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız

Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizgi filmleri art arda izliyor duysanız













"Bir Başka Gece" çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa













Pazar geceleri yıkanma günüyse












Seden Gürel'in neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız
















Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,













Michael Jackson'un ''Black or White" klibi hafızanıza kazındıysa




















Tetris'i süper hızla oynayabiliyorsanız,

Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız,

Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız.

Cino,Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon, Topitop, Yumiyum...vb çok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa

Sulugöz'ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa

'Hey Corç versene borç' deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız

"Macarena dansı"nı yapabiliyorsanız

Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız

İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz

Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız.

Capri Sun'ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız.

Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız

Olacak O kadar, Yasemin'in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.

Lambada'nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa

'Nereye çufçufluyoruz'un kimin dediğini biliyorsanız.

Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark
ettiyseniz

Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse

Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu evler ve arabalarsa.

Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz

Fütursuzca Grup Vitamin dinlediyseniz

Gazetelerin Bulmaca eklerinde Şaşı Bak Şaşır bölümüne 15 dakika boyunca nasıl bakacağını bilemeden baktıysanız

Nesquiki kuru kuru yediyseniz

Polyannayı okuyup hayatı toz pembe gördüyseniz

Susam sokağını, edi&büdü,minik kuş,kurabiye canavarı ve kırpığı hayranlıkla izlediyseniz

Oya & Bora,Adile Naşit,Kemal Sunal, Zeki& Metin,Barış Abi hayranıysanız

Peçete koleksiyonu yaptıysanız

Leblebi tozu çekerken ölüm tehlikesi atlattıysanız :)

Saati soranlara eti kemik geçiyor diye anlamsız cevap verdiyseniz

Sobada portakal kabuklarını yaktıysanız

 Sizde benim gibi 90'lı yıllarda çocuktunuz,ve o yılları özlüyorsunuz...

6 yorum:

Ful yaprakları dedi ki...

çocukluğum,
en güzel dönemlerin başlangıcı,
tüm bu anıları toparlayıp bir yazı hazrılaman ne kadar iyi olmuş,
gözlerim dolu dolu oldu,
minik bir kız çocuğunu düşündüm, kendimi
ve şimdi ne kadar da büyüdüğümü,
hala çocuk ama içim,
paylaşıma çok teşekkürler

Burcu dedi ki...

Bende aynı duyguları hissederek yazdım Ful.. Belki çok saftık şimdiki çocuklara göre ama en güzel yıllarımdı/yıllarımızdı..Ben teşekkür ederim yorumun için.

Sevgiler,

Burcu

Durukan dedi ki...

dünkü halini koruyamaz insan hergün biraz daha yaşlanır. canlıyız neticesinde; doğduk, hergün biraz daha ölüme yaklaşıyoruz.

Göz açıp kapayana dek geçer bir yıl. hüzünle,aşkla,sevinçle tarif edilemez binbir duyguyla..

geriye sadece doğum tarinden bu yana anılarımız ve benliğimiz kalır...

bazen hatırlamak istemediğimiz şeyler bile sonrasında hafif bir tebessüm bırakır yüzlerimizde.:)

Sevgili Burcu,

çocukluğuma götürdün beni, en çok küçükken chuckyi izlediğimde yatamadığım (hala oyuncak bebeklere canlancakmış gbi bakarım çaktırma:) günleri hatırladım.

hayatın içinde akıp giderken birazcıkta olsun durup maziyi hatırlamama vesile olduğun için teşekkür ederim.

Mete Birer dedi ki...

Ahh ahh,

Blog sitenize tesadüfen rastladım ve birşeyler yazmak istedim. Açıkçası yazınızı okuyunca o senelerimi hatırladım ve bir ah çektim... Ahh keşke o senelere geri dönebilseydim diye. 17 Temmuz 1980 doğumluyum ve yazdıklarınız hepsini tek tek hatırlıyorum. Hatta birkaç ekleme yapmak istiyorum izin verirseniz.

Yaşıtlarım aşşağıdaki dizi ve çizgi filmleri hatırlayacaklardır

* Kara Şimşek
İlkokuldayken az eve koşturmadım kaçırmamak için :)
* Mavi Yıldırım
O süper helikopter unutulabilirmi...
* Voltran
İzlemeyeniniz yoktur
* He-Man
:)) Gölgelerin gücü adına
* Ziyaretçiler
Böcek-kırkayak ve türevi şeyleri yiyen, kendi aralarında da bizler (insanlar) gibi husumet besleyen , insan görünümlü uzaylı varlıklar. Diziyi izlerken korktuğumu ama yinede kendime engel olamadan büyük bir zevkle izlediğimi hatırlıyorum
* Hmm ismini hatırlayamıyorum ama zamanda yolculuk yapan ve kadın-erkek demeden hiç tanımadığı, bilmediği insanların kimliğine bürünüp bir görevi tamamlamadan geçiş yapamayan bir adamın hikayesini anlatan bir dizi vardır !?!?! Adı neydi... ???
* 1950 li senelerde geçen bir mafya dizisi vardı. Müziğine bayılırdım o dizinin. Ama onunda ismini hatırlayamıyorum. :(
* Dorik dorik mogu moguuuu şeklinde bir müziği olan bir japon çizgi filmi vardı. Dorik dorik mogu mogu halen aklımda ve yaşıtlarım hatırlayacaklardır. Fakat çizgi filmin ismini hatırlayamıyorum yine :)

İşte biz bunları gördük , o dönemlerde blue çağımızı yaşadık. O senelerin hayatımın en güzel yılları olduğunu yetişkin olduktan sonra anladım ama o senelere dönebilmek için elden birşey gelmiyor malesef... :(

Herkeze sevgi ve saygılar,
Mete Birer.

Burcu dedi ki...

Mete,

O yılları özlememek imkansız gerçekten.Benimde ismini hatırlayamadığım bir sürü çizgi filmler ve kabareler var. Çok teşekkür ederim güzel katkıların ve güzel yorumun için. Umarım beni izlemeye devam edersin ;)

Sevgiler,
Mis Pudra

Burcu dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.