21 Aralık 2009 Pazartesi

Rita'nın Şarkısı


Tarih 18 Aralık Cumartesi Cevahir AVM’deki Devlet Tiyatrosunda Rita’nın Şarkısı adlı oyuna gidiyorum.
D sırasındaki yerime oturuyor Çetin Tekindor ve Tülay Günal performansını izlemeye başlıyorum. Çetin Tekindor’u ilk defa canlı izleme fırsatı yakaladığım için çok heyecanlıyım. Anons geliyor ve Çetin Tekindor’un o harika sesi duyuluyor. Gözümü bile kırpmadan oyunu seyrediyorum. Çetin Tekindor ağırlığı, Tülay Günal ise canlılığıyla oyunu izlenilesi kılıyor. Genç ve bilgiye aç bir kadın ile ihtiyar, alkolik bir edebiyat profesörü arasındaki ilişki… Oyunun bir bölümündeki söylenen ''insan yeni bir elbise alabilir, görüntüsünü değiştirebilir ya içimizi, kendimizi değiştirebilir miyiz? Aldığımız elbise bizi yeniler mi?'' cümlelerine takılıp kalıyorum…
Oyunun Özeti




Dr. Frank öğrencileriyle yaptığı keyifli edebiyat derslerini sokaktaki insana de ulaştırmak için açık dersler vereceği yönünde bir duyuru yapar. Bu duyuruya yirmi altı yaşında, cin gibi, zeki, her şeyi öğrenmek isteyen ama ucuz aşk romanları okumayı seven berber kız Rita’dan başka müracaat eden olmaz. Hayata çok farklı bakan iki insan birbirine yakınlaşarak yavaş yavaş birbirlerinin hayatını etkiler. Rita, Dr. Frank’tan öğrendikleriyle kendisine olan özgüvenini arttırarak keşfettikleriyle özgürleşmeye başlar. Kozasından çıkmaya çalışan Rita ile hayat enerjisini kaybetmiş, hayatın rutinine kaptırmış Frank'in öyküsüdür Rita'nın Şarkısı... Rita için kozadan çıkış süreci çok sancılı olur. Eski çevresinden, eşinden, ailesinden kopar ve aynı dili konuşabildiği, gerçekten önemli bulduğu konuları tartışabildiği insanların yanında seçim hakkı olduğu bir dünyaya kavuşur Rita... Bunda onu yetiştiren Frank'in etkisi pek tabii ki yadsınamaz
...


İçki tutkusu yüzünden üniversiteyle ve öğrencileriyle problemler yaşamakta olan Frank için Rita taze bir nefes gibidir, temiz hava nasıl insanı sersemletir, işte Rita da öyle sersemletir Frank’i... Hayata karşı bakışı, neşesi, zorluklar karşısındaki yılmaz tavrı, gençliği ve yokluğuyla...
Zaman herkesi ve her şeyi değiştirir eninde sonunda... İnsanı asıl üzen zamanla gelen bu değişimi paylaşamamaktır aslında. Hayatının her ayrıntısını Frank ile paylaşan Rita'nın zamanla hayatındaki öncelikler değişmeye başlar... ilk başlarda yeni arkadaşlarıyla çeneye dalar, Frank ile derslerini aksatır, hatta günlerce gelmediği olur, iş değiştirdiği haberini bile önemsiz görerek söylemez Frank’e... ilk zamanlarda kendisi için en öncelikli şey olan sınav için bile başvuruyu Frank yapar Rita adına... İşte böyle bir sürecin sonunda yaşanan yukarıdaki karede yer alan muhteşem bitmişlik hali, Çetin Tekindor'un hayran olunası performansını göstermenin yanında bu geçen zamanla gelen değişime ortak olunamamanın verdiği acıyı da göstermektedir... Frank aslında biricik kızının büyüyüp kendi ayakları üzerinde durmaya başladığını, yuvadan uçmak üzere olduğunu kabullenemeyen bir babanın hüznünü yansıtmaktadır bizlere...

Frank içki sebebiyle okuldan uzaklaştırılıp Avustralya'da iki sene zorunlu sürgüne gönderilmek üzere toplanırken Rita elinde Noel hediyesi olan gramafonla çıkar gelir hiç beklenmedik bir anda... Umudun kesildiği anlarda olanlar değil midir aklımızda kalan, bizi biz yapanlar zaten... İşte bu da o anlardan biridir... Hele de gramafonda Frank'in rüyalarını süsleyen What A Wonderful World parçası çalmaz mı? :) Oyun Rita'nın Frank'e taa ilk zamanlar dediği bir uyarıyı hayata geçirmesiyle noktalanır..." O yanlar gidecek dememiş miydim?"


Oyuncular : Çetin Tekindor , Tülay Günal

2 yorum:

rafi dedi ki...

Çok güzel bir yorum olmuş Burcu, ilk fırsatta ben de izlemek istiyorum. Teşekkürler...

Burcu dedi ki...

Çok ciddi gördüm seni :) Birlikte gideriz canım..