31 Aralık 2009 Perşembe

2009'un son yazısı









Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl
Bizlere kutlu olsun
Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl
Sizlere mutlu olsun
Yeni yıl sona erdi
Şişko yıl geri geldi
Bu yıl olsun mutlu bir yıl
Bu yıl olsun hey hey
Kardeşiz biz hepimiz
Bitmesin hiç sevgimiz
Aramızda dargınlık yok
Aramızda hey hey
Mutlu olsun insanlar
Mutlu olsun tüm evren
Yeni yılda hep birlikte

Yeni yılla gelen tüm yeni umutların, yeni başlangıçların, dostların, bütün yeni günlerinizi aydınlatması ve sizlerle daha güzel an' lar paylaşmak dileğimle.....
İYİ Kİ VARSINIZ... İYİ SENELER!

la hey hey

29 Aralık 2009 Salı

Kebap's


Çok güzel,yorucu bir o kadar da keyifli bir hafta sonu geçirdim.Cumartesi Banucum'la o tükkan senin bu tükkan benim diyerek bol bol gezdik,akşama film kuşağı yapıp geç saatelere kadar film seyrettik , pazar günü sabah erkenden çınar altında eşlerimizle birlikte kahvaltı keyfi yaptık.Biz gittiğimizde in cin top oynuyordu ilerleyen saatlerde inanılmaz kalabalık oldu.

                        Burcu&Rafi

                       Orkun&Banu

           Kahveler içildi fallar bakıldı :)

  Sonrasında da bu minişi gördüm ayakta uyuyordu




Öğleden sonra Testere 6'ya gittik gitmez olaydık :) Korku ve gerilim filmi seven biri olduğum halde filmin ilk sahnesinde  kulaklarım çınlamaya başladığında tansiyonum düştü kendimi salondan dışarı attım.İkinci yarıyı bitirdim ama çok keyifli olduğunu söyleyemem.Filme gitmeden önce fragmanını izleyin derim.Ayrıcaaa pek yakında Gerard Butler' filmi vizyona girecek ben şahsen bizzat kendim sabırsızlıkla bekliyorum kendisini :) 



                    
                  

22 Aralık 2009 Salı

Miss Burcuu




İşten çıkmadan önce bir paket bırakıldı masama, heyecanla açtım hemen! Canım arkadaşım Selenim yeni yılımı erkenden kutlamak istemiş :) Yanında çok güzel bir  kart yollamış. Daha yılbaşı gelmeden ilk hediyemi aldım bile yuppi :) Canım benim çok teşekkür ederim! 



21 Aralık 2009 Pazartesi

Rita'nın Şarkısı


Tarih 18 Aralık Cumartesi Cevahir AVM’deki Devlet Tiyatrosunda Rita’nın Şarkısı adlı oyuna gidiyorum.
D sırasındaki yerime oturuyor Çetin Tekindor ve Tülay Günal performansını izlemeye başlıyorum. Çetin Tekindor’u ilk defa canlı izleme fırsatı yakaladığım için çok heyecanlıyım. Anons geliyor ve Çetin Tekindor’un o harika sesi duyuluyor. Gözümü bile kırpmadan oyunu seyrediyorum. Çetin Tekindor ağırlığı, Tülay Günal ise canlılığıyla oyunu izlenilesi kılıyor. Genç ve bilgiye aç bir kadın ile ihtiyar, alkolik bir edebiyat profesörü arasındaki ilişki… Oyunun bir bölümündeki söylenen ''insan yeni bir elbise alabilir, görüntüsünü değiştirebilir ya içimizi, kendimizi değiştirebilir miyiz? Aldığımız elbise bizi yeniler mi?'' cümlelerine takılıp kalıyorum…
Oyunun Özeti




Dr. Frank öğrencileriyle yaptığı keyifli edebiyat derslerini sokaktaki insana de ulaştırmak için açık dersler vereceği yönünde bir duyuru yapar. Bu duyuruya yirmi altı yaşında, cin gibi, zeki, her şeyi öğrenmek isteyen ama ucuz aşk romanları okumayı seven berber kız Rita’dan başka müracaat eden olmaz. Hayata çok farklı bakan iki insan birbirine yakınlaşarak yavaş yavaş birbirlerinin hayatını etkiler. Rita, Dr. Frank’tan öğrendikleriyle kendisine olan özgüvenini arttırarak keşfettikleriyle özgürleşmeye başlar. Kozasından çıkmaya çalışan Rita ile hayat enerjisini kaybetmiş, hayatın rutinine kaptırmış Frank'in öyküsüdür Rita'nın Şarkısı... Rita için kozadan çıkış süreci çok sancılı olur. Eski çevresinden, eşinden, ailesinden kopar ve aynı dili konuşabildiği, gerçekten önemli bulduğu konuları tartışabildiği insanların yanında seçim hakkı olduğu bir dünyaya kavuşur Rita... Bunda onu yetiştiren Frank'in etkisi pek tabii ki yadsınamaz
...


İçki tutkusu yüzünden üniversiteyle ve öğrencileriyle problemler yaşamakta olan Frank için Rita taze bir nefes gibidir, temiz hava nasıl insanı sersemletir, işte Rita da öyle sersemletir Frank’i... Hayata karşı bakışı, neşesi, zorluklar karşısındaki yılmaz tavrı, gençliği ve yokluğuyla...
Zaman herkesi ve her şeyi değiştirir eninde sonunda... İnsanı asıl üzen zamanla gelen bu değişimi paylaşamamaktır aslında. Hayatının her ayrıntısını Frank ile paylaşan Rita'nın zamanla hayatındaki öncelikler değişmeye başlar... ilk başlarda yeni arkadaşlarıyla çeneye dalar, Frank ile derslerini aksatır, hatta günlerce gelmediği olur, iş değiştirdiği haberini bile önemsiz görerek söylemez Frank’e... ilk zamanlarda kendisi için en öncelikli şey olan sınav için bile başvuruyu Frank yapar Rita adına... İşte böyle bir sürecin sonunda yaşanan yukarıdaki karede yer alan muhteşem bitmişlik hali, Çetin Tekindor'un hayran olunası performansını göstermenin yanında bu geçen zamanla gelen değişime ortak olunamamanın verdiği acıyı da göstermektedir... Frank aslında biricik kızının büyüyüp kendi ayakları üzerinde durmaya başladığını, yuvadan uçmak üzere olduğunu kabullenemeyen bir babanın hüznünü yansıtmaktadır bizlere...

Frank içki sebebiyle okuldan uzaklaştırılıp Avustralya'da iki sene zorunlu sürgüne gönderilmek üzere toplanırken Rita elinde Noel hediyesi olan gramafonla çıkar gelir hiç beklenmedik bir anda... Umudun kesildiği anlarda olanlar değil midir aklımızda kalan, bizi biz yapanlar zaten... İşte bu da o anlardan biridir... Hele de gramafonda Frank'in rüyalarını süsleyen What A Wonderful World parçası çalmaz mı? :) Oyun Rita'nın Frank'e taa ilk zamanlar dediği bir uyarıyı hayata geçirmesiyle noktalanır..." O yanlar gidecek dememiş miydim?"


Oyuncular : Çetin Tekindor , Tülay Günal

18 Aralık 2009 Cuma

Güzel günler bizi bekler...

Güzel bir gün çünkü Cuma. Haftasonu annemi göresim var,tiyatroya gidesim var,uyuyasım var,pazar kahvaltısı ve keyfi yapasım var..var da var...

Yeni yılın gelmesine çok az kaldı adı üstünde yeni bir sayfa yeni bir yıl.
Yeni yıl en az bir önceki yıllar kadar eskiyecek olan. Yeni umutlar vaat eden, yeni hedefler yaratan. Kimi zaman eski hedeflere ulaşmanın mutluluğunu, kimi zamanda hadi yeniden bir umutla dedirten başlangıç. Sevdikleri hatırlatan ve bir dilek tutturtan, içten içe olmayacak olsa da, bir gün bile olsa bütün dertleri unutturan veya hepsini tüm çıplaklığıyla önüne seren. Her şeye rağmen yeni yıl güzel, yeni olduğu için, umut dolu olduğu ve bilinmez olduğu için, her insanın içinde yeniden ayağa kalkıp bir merhaba diyebilecek yanı uyardığı için yeni yılı seviyorum..

Tüm sevdiklerimin ve tabiki bizim için sağlıklı ve huzurlu olmasını istiyorum













Bu yıl bol bol yüzmek istiyorum











Leyleği havada göresim var gezmek istiyorum













2-3 Kilo vermek istiyorum




Yeni yerler keşfedip güzel yemekler yemek / yapmak istiyorum












Banu'nun bebişi olsun seviyim istiyorum
















Selen bu yıl Prensini bulsun ve evlensin istiyorum
















Daha çok kitap okumaya vakit ayırmak ve bu kitapların özetini Rafi'yi çıldırtana kadar anlatmak istiyorum :))














Sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmek bağıra bağıra tüm arkadaşlarıma inat şarkı söylemek istiyorum !!!



Gaziantep ve Karadenize gitmek istiyorum (Yemekleri harika çünkü)











Bu şarkıyı bu yılda bol bol dinlemek istiyorum ..


Devamı var...

17 Aralık 2009 Perşembe

İmdaatt




Şaka gibi bir gündü yoğunluğun haricinde birde ayağıma dolanan problemli olaylar yakamı bırakmadı.
Telefonlarım hiç susmadı üstüne üstlük birde bunlara bademciklerimin yara olmasından sebep yutkunma zorluğu ve karın ağrımın şiddetlenmeside eklenince kaymaklı ekmek kadayıfı oldu.Her stresli günün ardından bir kerede daha anladım ki insanların tahammül sınırları yok herşey hep acele ve hemen olmalı,malesef elimde sihirli değnek yok bunu izah etmek o kadar yorucu oluyor ki..

16 Aralık 2009 Çarşamba

Kabus




Bu sabah çok garip bir rüya gördüm. Benim böyle belli aralıklarla sürekli  ya da benzer gödüğüm rüyalarım var.Onlardan bir taneside ülkeyi teröristlerin basması, düşüncesi bile çok kötü siz birde rüyasını düşünün.
Bir otobüsün içindeyiz şirket olarak her yerde terörist olduğundan nereden kaçarız nereye sığınırız diye düşünüyoruz her kafadan bir ses çıkıyor. Şoför dümdüz yola devam ederken birden yolumuzu kesiyorlar ve ateş ediyorlar,bende otobüsün önünde oturuyorum kurşunlar cama isabet ediyor ama ben yaralanmıyorum o sıkıntıyla uyandım..Sanırım bu aralar erken uyuyorum.Havaların soğuk olması beni daha gevşek ve uykucu yaptı malesef :)
Umarım güzel rüyalar görmüşsünüzdür.Gününüz güzel geçsin..

14 Aralık 2009 Pazartesi

Hanımlar Beyler son çalışmalarımı gururla sunarım..Taatatataaamm


Haftasonu bol bol kitap okuyup
havanında soğuk olmasından faydalanıp hamurlarımla vakit geçirdim.
Bu hobiyi Nonim sayesinde edindim onun kadar başarılı değilim henüz ama başaricim :)

Gülen yüz ilk çalışmalarımdan   :P     

       

Kardan kadın'ın ağzını yapsam mı yapmazsam mı
diye çok düşündüm o sıra hamur yapıştı ve gördüğünüz üzere
benli oldu :)))

         

Ördek

           

Acıkmış bu kuş :)

                

Penguş


Farecik peynirle yakalandı :))

                 

11 Aralık 2009 Cuma

Home My Home Sweet Home

Eveet haftayı bitirdik,umarım herkes için güzel bir hafta olmuşur.
Hafta sonunu iple çekiyorum,soğuk havada yapmayı en çok sevdiğim şey sıcacık evimde üstüme bir battaniye alıp;

Bol bol keyif yapmak




Güzel bir kahvatlıdan sonra




Bol bol kitap okuyup




Yağmurun keyfini çıkarıp




Film izleyip, kebap yapmak :)




Hepinize eğlenceli bir haftasonu diliyorum!!!

10 Aralık 2009 Perşembe

Can Yücel ne de güzel özetlemiş...



Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Yarım saat erkene kurulsun saatin.

Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..

Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin..:)

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...

Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.

Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,

Bak güzelim kahvaltının keyfine.

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile..:)

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,

Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,

Ohhh şöyle bir hafifle

Bir güzel kahve ısmarla kendine,

seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de..;)

Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa..:)

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak

Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa,

çocuk görürsen yanağından makas al..

Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,

sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,

hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,

yüzünde güller açtıracak..:)

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..

Saklama tabakları, bardakları misafire

Sizden ala misafir mi var bu dünyada

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,

vazife yapar gibi hiç değil,

Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,

eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..

Gece evinde, dostların olsun

Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..

Arkadaşım

hayat bu daha ne olsun?

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel

7 Aralık 2009 Pazartesi

Vahşet Tanrısı



Haftasonu Şişli Cevahir Sahnesinde oynanan ‘Vahşet Tanrısı’ adlı oyunu izlemeye gittik. Uzun bir aradan sonra izlediğim en güzel ve en hareketli devlet tiyatrosu komedisi. Sahnede iki tane inanılmaz kadın ve aynı güzellikte iki usta erkek oyuncu. Birbirlerini o kadar güzel tamamlıyorlar ki, ağır geçen ilk 15 dakikayı bir anda unutuyorsunuz. Özellikle Zerrin Tekindor sahnede oynamadı rolünü yaşadı. Zerrin Tekindor’un (Annette) oyunda midesinin bulandığı bölüm inanılmaz komikti.


Dekor ise, tek mekanda geçmesine rağmen çok şık ve sade. Bence izlemeyen çok şey kaçırır izlemenizi tavsiye ederim. Bilet fiyatı 6 TL Tam Öğrenci 4 TL.Okan Bayülgen'in dediği gibi tiyatronun size ihtiyacı yok, nasıl olsa dolar salon. Sizin ihtiyacınız var tiyatroya ve oyunlara.









Oyunun Özeti:

Çocukları kavga etmiş olan iki aile “medeni bir uzlaşmaya varmak” istemektedir. “Kibarca” konuşmaya başlarlar aralarında. Ama sonunda kıyamet kopar. Çünkü hayatları farklı mutsuzluk biçimlerinden oluşan bu dostlarımız şu gerçeği bilmiyorlardır: İnsan aşkı ve evliliği hayalleriyle –yeteneğiyle- yaratır ve karakteriyle mahveder. Karakter kaderdir! Ve çocuklar evden çıkıp “hayata karışırlar”.

Rol Dağılımı: Ülkü Duru (Veronique), Zafer Algöz (Mirhel), Zerrin Tekindor (Annette), İşdar Gökseven (Alain)

Bize bu güzel oyunu izleme fırsatı veren Ekinciğime çok çok teşekkürler :)




1 Aralık 2009 Salı

Kış İçeceği Sahlep



Kış mevsiminde vazgeçilmez içeceğimdir Sahlep. Bu arada doğrusu “salep”tir sahlep ise salepin ana maddesi olan bitkiye denir :) Nasıl Yapılır? :) Sahlepin yararları nelerdir ? Merak ettim sizin  için araştırdım.

Türkiye’de çoğunlukla Batı, Güneybatı, Güney ve Kuzey Anadolu olmakla beraber Anadolu’nun birçok yerinde yetişir.




Orchis, Ophyris, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza vs. cinslerine âit türlerin yumrularına verilen ad. Bu bitkilerin toprak altında iki yumrusu bulunur. Bunlardan biri ana yumrudur ve o senenin gövdesini
verir. Diğeriyse gençtir (hemşire veya kardeş yumru) ve gelecek yılın yumrusunu verir. Salep elde edilen türlerin hepsi yumruludur. Salep daha çok kireçli toprakları sever. Ormanlık bölgelerde yetişen saleplerin yumrusu iri olur. Çayırlarda yetişen saleplerin yumrusu ise daha zayıftır. Anadolu’da salep genellikle Orchis ve Ophyrus türlerinden elde edilir.



Bitki çiçekteyken, toprak altındaki yumruları toplanır. Yalnız yan yumru alınır, gövdeyi taşıyan ana yumru genellikle alınmaz. Fakat her ikisi de kullanılabilir. Yumrular kremsi, yumurta şeklinde veya çatalsıdır. Toplanan yumrular suyla yıkanarak temizlenir, ipe dizilir ve su veya sütle kaynatılır, sonra açık havada kurutulur. Kuruyan yumrular dövülerek toz haline getirilir ve kullanıma hazır hale getirilir. Ayrıca sıvısı da marketlerde satılmaktadır, onu ısıtmak yeterlidir. Üzerine konulan tarçınla soğuk kış gecelerine renk veren içeceklerdendir.

Kullanıldığı yerler: Bileşiminde nişasta, şekerler, musilaj ve azotlu maddeler vardır. Bilhassa çocuklarda ishal kesici, kuvvet verici ve gıda olarak kullanılır. Barsak nezlesinde soğuk algınlıklarında ve öksürüğe karşı halk arasında çok kullanılmaktadır.


SALEP TARİFİ (6 Kişilik)

1 litre süt

1 çorba kaşığı sahlep

1 su bardağı toz şeker

Süt ve sahlep tencereye alınarak kaynatılır. Şeker ilave edilip eritilir. Biraz koyulaşınca (tabi muhallebi kadar değil bozadan da ince akıcı olmalı) ocaktan alınır. Daha sonra fincanlara alınıp tarçın serpilerek servis edilir.

Afiyet olsun :)

26 Kasım 2009 Perşembe

İyi Bayramlar



Çocukluğumdan beri sevemedim kurban bayramını o zamanlar sokaklarda keserlerdi kurabanlıkları her taraf kan gölüne dönerdi evden dışarı çıkamazdım, Allahtan artık böyle bir uygulama yok... Herkezin kurban bayramı kutlu olsun. Bayramınız neşe içinde geçsin, sevdiklerinizle birlikte nice güzel bayramlara..